Bu sayıda “Zirveden” konuğumuz Servier Türkiye Genel Müdürü Alban Nerot oldu.
Firmanın güncel organizasyon yapısı, sunduğu çözümler, topluma ve sağlık
ekosistemine taahhütleri hakkında bilgiler veren Nerot, liderlik yaklaşımını ve sürekli
gelişim için faydalandığı kaynakları da paylaştı.

Bize kendinizden ve profesyonel geçmişinizden bahseder misiniz?
Paris Montmartre’da doğup büyüdüm. Servier’e katılmadan önce GSK ve Recordati’de çalıştım. Son 12 yıldır Servier’deki maceralı yolculuğumun büyük bir kısmını Asya’da geçirdim; önce Endonezya’da, ardından Filipinler’de genel müdür olarak operasyonlarımızı yönettim. Birkaç ay önce Servier Türkiye’de genel müdür olarak çalışmaya başlama fırsatı yakaladım. Türkiye gerçekten heyecan verici bir pazar. Asya’da geçirdiğim yıllar boyunca farklı sağlık sistemlerine ve kültürlere uyum sağlamayı öğrendim. Şimdi tüm bu deneyimlerimi Türkiye’ye taşıyarak burada neler başarabileceğimiz konusunda büyük bir heyecan duyuyorum.

Servier Türkiye’nin güncel organizasyon yapısı ve son dönemlerde yaşanan değişimler hakkında bilgi verir
misiniz?

Organizasyonumuzu daha odaklı hale getirmek amacıyla yakın zamanda yeniden şekillendirdik. En önemli değişiklik, hastalara daha verimli hizmet sunmamızı sağlayan iki özel iş biriminin oluşturulması oldu. Bunun yanı sıra iş mükemmelliği departmanını kurduk. Bu gerçekten heyecan verici bir gelişme; çünkü bu departman her alanda en iyi uygulamaları teşvik etmeyi ve sürdürülebilir kılmayı amaçlıyor.

Servier Türkiye’de göreve başladığınızdan bugüne kadarki kısa süre içinde izlenimleriniz ve ilk tespitleriniz neler oldu?
İlk birkaç ayda beni en çok etkileyen şey, Türk sağlık sektörünün inanılmaz dinamizmi oldu. Bu durum
sektörü hem zorlu hem de heyecan verici kılıyor. Ayrıca ekiplerimizin bu dinamik ortamda yeteneklerini
ve çevikliklerini sergileme biçimleri beni özellikle etkiledi. Organizasyonumuz genelinde yıllara dayanan deneyim ve derin pazar anlayışı üzerine inşa edilmiş sağlam bir temel bulunuyor.Elbette zorluklar da mevcut, özellikle de sürdürülebilirlik üzerinde gerçek bir baskı oluşturan fiyatlandırma konusunda; ancak tam da bu durum pazarı ilginç kılıyor ve hastalara en iyi şekilde hizmet sunabilmek için bizi daha yenilikçi
ve verimli olmaya teşvik ediyor. Yetenekli ekiplerimizi, sağlam temelimizi ve pazar fırsatlarını bir araya getirdiğinizde burada geleceğimiz konusunda neden iyimser olduğumu daha net görebilirsiniz.

Servier Türkiye’nin çözüm sunduğu tedavi alanlarındaki hedefleri nelerdir? Spesifik olarak 2025 yılında ulaşmak ve başarmak istediğiniz hangi hedefler var?
Türkiye’deki temel odak noktamız son derece net. Kardiyometabolik ve venöz hastalıklar konusunda uzmanız ve bizi gerçekten farklı kılan benzersiz bir yaklaşımımız var. Kronik hastalıkların etkili tedavisinde en kritik eksik parçanın tedaviye uyum olduğunu belirledik. Mesele yalnızca ilaç sağlamanın ötesinde hastaların reçete edilen ilaçları gerçekten ve doğru şekilde kullanmasını sağlamak. Bu yalnızca kurumsal bir girişim değil, kelimenin tam anlamıyla hayat kurtarabilecek bir konu. İstatistikler son derece çarpıcı. Dünya Sağlık Örgütü doğru tedaviye uyumun Avrupa’da her yıl 200.000 ölümü önleyebileceğini tahmin ediyor. Bu perspektiften baktığınızda misyonumuz daha da netleşiyor: Sadece ilaç temin etmiyoruz, aynı zamanda sağlık hizmetlerinin en temel zorluklarından birini çözmek için çalışıyoruz. 2025 hedeflerimiz konusunda beni özellikle heyecanlandıran nokta tedaviye uyum ve hastalık kontrolü konusundaki yenilikçi yaklaşımımız. Bu zorluk etrafında kapsamlı bir ekosistem oluşturduk. Bunu üç ayaklı bir strateji olarak düşünebilirsiniz: Kaliteli ürün portföyümüz, “ilacın ötesinde” sunduğumuz dijital çözümler ve sağlık profesyonelleri için oluşturduğumuz farkındalık ekosistemi.

Servier olarak topluma ve sağlık ekosistemine taahhütleriniz hakkında ne söyleyebilirsiniz?
Servier, kâr amacı gütmeyen bir vakıf tarafından yönetilen bir grup olarak, sosyal sorumluluk konusunda benzersiz bir bakış açısına sahiptir. Taahhüdümüz ilaçların ötesine geçerek tüm sağlık ekosistemini desteklemeye uzanmaktadır. Bu noktada gerçekten gurur duyduğum son girişimimizi paylaşmak istiyorum: Kahramanmaraş’taki Mécénat Servier projemiz. 2025 Ocak ayında, iki yıl önce bölgeyi vuran yıkıcı depremlerin ardından, kadın girişimcilerin hayatlarını yeniden inşa etmelerine yardımcı olacak bir topluluk merkezi açtık. Mécénat Servier bu alanın oluşturulması için yarım milyon avro bağışta bulundu ve merkez, sadece bir iş merkezi olmanın ötesine geçerek gerçek bir topluluk destek noktası haline geldi. Merkezimizde kadın girişimciler iş eğitiminden mentorluk hizmetlerine kadar başarı için ihtiyaç duydukları kaynaklara erişebiliyor. Bence gerçekten fark yaratan bir diğer unsur da çocuk bakım hizmetleri; çünkü bu hizmetler pek çok kadının iş kurma veya işini büyütme sürecinde belirleyici bir faktör oluşturuyor. Bu merkez aracılığıyla kadınların girişimcilik hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine destek olurken aynı zamanda toplulukların gelişimine nasıl katkı sağladıklarını görmek gerçekten ilham verici.

Servier, Ar-Ge ve inovasyon konularına nasıl yaklaşıyor? Bu konularda yatırımlarını hangi alanlara
yoğunlaştırıyor?

Servier’de yaptığımız her şeyin temelinde inovasyon yer alıyor. Yıllık gelirimizin %20’sini Ar-Ge’ye yatırıyoruz ve bu yatırımlar hastalar için yeni çözümler geliştirme konusundaki kararlılığımızı açıkça ortaya koyuyor. Ayrıca stratejik ortaklıklar aracılığıyla yapay zekâ ve veri bilimini araştırma yöntemlerimize entegre ederek sağlık sektörünün geleceğine yön veriyoruz. Araştırmalarımız temel olarak üç ana alana odaklanıyor: Onkoloji, kardiyometabolizma ve venöz hastalıklar. Bunun yanı sıra nöroloji alanında, özellikle nadir hastalıklar ve tedaviye dirençli durumlar konusunda heyecan verici adımlar atıyoruz.

Liderlik yaklaşımınız nasıl bir felsefeye dayanıyor? Bunu işinize nasıl yansıtıyorsunuz?
Ekiplerimizle nereye gittiğimiz ve neden bu yolda ilerlediğimiz konusunda açık konuşmalar yapmaktan gerçekten keyif alıyorum. Ulaşılabilir ve samimi olmanın, insanların fikirlerini rahatça paylaşabilecekleri ve risk alabilecekleri bir ortam yaratmaya yardımcı olduğuna inanıyorum. Beni en çok motive eden şeylerden biri yöneticilerin öne çıkıp yönümüzü şekillendirmede aktif rol almalarıdır. Felsefem basit: Hızlı test et, hızlı öğren. Ekibimden biri yeni bir şey denemek istediğinde, işe yaramasa bile onu destekleyeceğimi bilir. Önemli olan hem başarılardan hem de karşılaşılan zorluklardan hızlıca ders çıkarmaktır. Bu bakış açısıyla
anlamlı değişimler yaratabiliriz. En iyi sonuçların ekipler kendilerini işyerinde özgürce ifade edebildiğinde, akıllı riskler alabildiğinde ve deneyimlerinden öğrenebildiğinde ortaya çıktığına inanıyorum.

Servier Türkiye’deki görev sürenizde neleri hayata geçirmeyi, hangi konularda gelişmeler kaydetmeyi
hedefliyorsunuz?

Yol haritam net ve odaklı: Türkiye’deki hastaların kaliteli portföyümüze sürdürülebilir şekilde erişimini sağlamak.

Sürekli bireysel gelişim için başvurduğunuz kaynaklar nelerdir? İş ve özel yaşamınızı dengede tutmak
için neler yaparsınız?

Şanslıyız ki Servier Dünya Operasyonları Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız genel müdürlerin yetkinliklerini artırmaya derinden bağlı ve bunu sosyal beceriler ile stratejik vizyon odaklı somut girişimlerle destekliyor; ancak kendi gelişimimize de sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum.
Kişisel olarak podcast’lere ve YouTube kanallarına büyük ilgi duyuyorum. Bunlar perspektiflerimizi genişletmek, dijital teknoloji trendlerini takip etmek ve işimize yönelik pratik uygulamalar bulmak için harika kaynaklar. İş-yaşam dengesini korumanın yüksek performansı sürdürebilmek için kritik olduğunu öğrendim. Ailem -eşim ve çocuklarım- benim en büyük dayanağım ve birlikte Türkiye’yi keşfederken harika zaman geçiriyoruz. Burada keşfedecek o kadar çok şey var ki, henüz yolun başındayız! Ayrıca su sporları ve kayak konusunda oldukça hevesliyim; ancak artık eskisi kadar sık yapma fırsatım olmuyor. Kesinlikle aksatmadığım tek şey ise zihnimi net ve keskin tutabilmek için düzenli egzersiz rutinim.

Farklı coğrafyalardaki deneyimlerinize dayanarak size göre ilaç ve sağlık sektörü nasıl bir geleceğe doğru ilerliyor? Yükselen pazarlar ve yeni fırsatlar hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Sağlık sektörü dijitalleşme ve kişiye özel tedavi yöntemleriyle hızla evriliyor. Gelişmekte olan pazarlar sağlık sistemlerini erken aşamalarda dijitalleşme ile inşa ettikleri için bu teknolojilere daha hızlı adapte olabiliyor. Servier olarak tüm pazarlarda hasta uyumunu ve bakımını iyileştirmeye yardımcı olan bu tür çözümler ve yenilikçi işbirlikleriyle dijital dönüşümü benimsiyoruz. Türk hastaların en iyi ve yenilikçi tedavilere sürdürülebilir şekilde erişimini sağlamak için paydaşlarla yakın işbirliği içinde çalışmamız gerekiyor. Bununla birlikte sağlık sisteminin direncini güçlendirmeye yardımcı olabilecek ve yenilikçi tedavilere erişimi genişletebilecek yeni yaklaşımları keşfetmeliyiz.